Umut Sahip Olmaya Değer mi?

Umut, insana özgü temel niteliklerden biridir. İnsanı umut eden varlık olarak tanımlamak yanlış olmaz. Umut, saf haliyle bir duygu olarak bilinse de aynı zamanda bir inanç, bir tutum, bir düşünme tarzı ve bir karakter halidir. Ayrıca ele alındığı bağlam açısından spiritüel, varoluşsal ve duygusal bir fenomendir. Bu çok yönlü yapısı umut araştırmalarına zenginlik katmaktadır. Pek çok bilim insanı ve düşünür umudu farklı açılardan ele almakta ve konu üzerinde derinlemesine araştırmalar yapmakta ya da görüşler ileri sürmektedirler.

Umudun değeri ve önemi nereden gelmektedir? Umut sahip olmaya değer mi?

Umudun değerini ve önemini gerçek anlamda anlayabilen kişiler derin umutsuzluğu deneyimlemiş ve iliklerine kadar hissetmiş kişilerdir. Nasıl ki mutluluğun, sağlığın, gençliğin ve boş zamanın kıymeti onları kaybettikten sonra anlaşılıyorsa umudun değeri de yokluğunda anlaşılacaktır.

Umutsuzluk, bir kapanma, eylemsizlik, vazgeçiş ve isteksizlik halidir. Adem Yavuz umutsuzluğu, kendini yaşama bağlayan her şeye inancını yitirmiş olmak şeklinde tanımlamaktadır. Bu anlamda umutsuzluk ve anlamsızlık ele ele gider. Umutsuz kişi tutunabilecek hiçbir dal olmadığına kanidir. Umutsuzluk ve anlamsızlık kişinin ruhunu öylesine ele geçirir ki, kişi için yaşamak, hayatta olmak şükran duyulacak bir şey olmaktan çıkar ve bir işkenceye dönüşür. Varoluşçu filozoflardan Jean Paul Sartre, umutsuzluğun, insanın kendisine karşı hazırlayabileceği suikastların en korkuncu olduğunu ve umutsuzluğun manevi bir intihar olduğunu ifade etmiştir.

Umut, edilgen bir bekleyişten ziyade fırsatları, seçenekleri ve alternatifleri görmeyi içeren, öğrenilebilen ve geliştirilebilen bir mental beceridir. Umut çözüm odaklı yaşamaktır. Umutlu kişi, adeta beynine çözüm yolları bulması için komut vermiş gibidir. Emri alan beyin de arzu edilen duruma ulaşabilmek için yollar aramaya ve fırsatları görmeye başlar. Umut etme durumunda, birey bir çözüm olduğuna yönelik olarak kararlılık duygusu içinde hareket eder. Bu durumda onun vazgeçmemesini ve azimle yoluna devam etmesini sağlar. Karl Menninger bu durumu, umut bir maceradır, ilerlemektir, ödüllendirici bir yaşam için kendinden emin bir arayıştır sözleriyle ifade etmektedir. Umutsuzluk durumunda ise bir kapanma, geri çekilme, çabalamanın hiçbir şeyi değiştirmeyeceği inancı vardır. Bu inanç ve ruh halinden dolayı da kişi amaca ulaşmak için ne bir yol arar, ne niyetlenir ne de bununla ilgili motivasyona sahiptir.

Umut sahip olmaya değerdir çünkü, diğer olumlu duyguları da tetikler. Olumlu duyguların daha sık yaşanması ise bireyin mental iyi oluşu düzeyini, yükselttiği gibi, daha iyi kararlar almasına, daha yaratıcı olmasına ve daha sağlıklı düşünmesine de yardımcı olur. Ayrıca umut bulaşıcıdır. Kişinin umutlu olması, çevresindeki kişilerin de umudunu artırır ve onların da olumlu duygular deneyimlemesine ve dolayısıyla da mutlu olmalarına yardımcı olur.

Umut sahip olmaya değerdir çünkü mental sağlığı olduğu kadar fiziksel sağlığı da olumlu yönde etkiler. Norman Cousins, umudun, inanç, sevgi, yaşama arzusu, eğlence, amaç ve kararlılık gibi biyokimyasal bir reçete olduğunu ifade etmektedir. Umut sağlık problemleri yaşayan kişilerin daha çabuk iyileşmelerine, daha uzun ve iyi yaşamalarına yardımcı olan bir etkendir.

Umudunuzu diri tutmanız dileğiyle…

Tayfun Doğan

Küçükyalı/İstanbul

5 Şubat 2024

Benzer yazılar

Leave a Comment