Neden Bazı İnsanlar Diğerlerinden Daha Mutludur?

Zekâ gibi, kilo gibi, zenginlik gibi mutluluk düzeyi de bireyden bireye değişiklik göstermektedir. Kimi insanlar daha mutlu, kimileri ise daha mutsuzdur. Bunun pek çok sebebi olabilir. Çoğu zaman da mutlu insanlara neden mutlu olduklarını sorduğumuzda buna net bir cevap veremezler. “Bilmiyorum öyleyim işte” derler. Bu tür kişileri “sebepsiz mutlular” olarak nitelendirebiliriz. Ancak büyük gruplar üzerinde yapılan binlerce araştırma, neden bazı insanların diğerlerinden daha mutlu oldukları ile ilgili olarak bizi aydınlatmaktadır. Ancak öncesinde mutluluk kavramını tanımlamamız yerinde olur. Wilhelm Schmid’in deyimiyle “mutluluk, kesintisiz bir hoşluk hali, daimi neşe, keyifler hep yerinde olsun ve bol eğlence” değildir. Yani mutluluk eşittir haz demek değildir. Mutluluk, bir karakter halidir ve genel olarak yaşamdan memnun olmayı, olumlu duyguları daha sık yaşamayı, olumsuz duyguları ise daha az yaşamayı ifade eder. Tal-Ben Sahahar’ın tanımlamasıyla mutluluk, “hayatı keyif alarak anlamlı bir şekilde yaşamaktır.” Mutluluğun ne olduğunu açıklığa kavuşturduktan sonra, neden bazı insanların daha mutlu olduğuna bakabiliriz.

Mutluluk ve Genetik

Fiziksel anlamda sağlıklı ve fit görünen birisine “Neden formdasınız? Kilonuzu nasıl koruyorsunuz?” diye sormakla, mutlu birisine “Neden mutlusunuz? Mutlu olmak için ne yapıyorsunuz” diye sormak çok benzerdir. Formda olan kişi, bilmiyorum ben kendimi bildim bileli böyleyim, özel bir şey yapmıyorum, metabolizmam hızlı çalışıyor sanırım diyebilir. Gerçekten de özel bir şey yapmıyordur, hatta zararlı bazı alışkanlıkları ve yanlış yaptıkları şeyler de olabilir. Ama yine de bu kişiler formdadır. Gayet fit ve güçlü görünürler. Bu kişilerin durumları genetik mirasla açıklanabilir. Yani genetik olarak doğuştan, bazı insanların metabolizmaları daha hızlı çalışabilir, fiziksel anlamda daha formda olabilirler ve kendilerini fiziksel sağlık açısından daha güçlü hissedebilirler. Ancak bu durumları, hiçbir zaman fiziksel anlamda yetersiz hissetmeyecekleri anlamına da gelmez.

Genetiğin Esiri Değiliz

Aynı durum mutluluk için de geçerlidir. Bazı insanlar doğuştan avantajlıdırlar ve özel bir şeyler yapmamalarına rağmen kendilerini mutlu hissederler. Bu durum aynı fiziksel iyi oluşta olduğu gibi genetik faktörlerle açıklanabilir. Bu tür insanların vücutları daha dengeli ve yüksek düzeyde mutluluk verici hormonlar ya da kimyasallar üretiyor olabilir. Ama bu haksızlık diye düşünüyor olabilirsiniz. Nitekim eskiden, kronik olarak depresyonda olan ve ruh sağlığı sorunları yaşayan birisine, “Egzersiz yap, şuna dikkat et buna dikkat et” gibi bazı önerilerde bulunduğumda, “Etrafımda bu dediklerinizi yapmadığı halde mutlu olan ve depresyonda olmayan birçok kişi var. Ben de onlar gibi hiçbir şey yapmadan ve çabalamadan mutlu olmak istiyorum” demişti. O zamanlar bu konular hakkında çalışmıyordum ve tam bir cevap verememiştim. Evet, bazı insanlar doğuştan daha dezavantajlı olabilir ama tamamen genetiğin esiri değiliz.

Ayrıca mutlulukla ilgili olarak bu şekilde sosyal karşılaştırmalar yapmak, neden bazı insanlar daha zengin, daha zeki ya da daha sağlıklı demekle aynı şeydir ve bizi daha da mutsuz etmekten başka bir işe yaramaz. Bunun yerine, “Ben böyleyim” diye bunu kabullenip bu durumda neler yapabilirim diye bakmak daha akıllıca görünüyor. Şartları değiştiremiyorsak, onlara bakışımızı ve bununla ilgili düşüncelerimizi değiştirebiliriz. Nitekim mutluluk sadece genetik faktörlere bağlı değildir.

Formda ve fit olan kişiler, formlarını nasıl koruduklarına ilişkin olarak, “Yememe-içmeme dikkat ediyorum. Yeterli düzeyde egzersiz yapıyorum. Zararlı alışkanlıklardan uzak duruyorum” diye de cevap verebilirler. Bunları yaptığı için formda olan kişinin bu hali aslında daha değerlidir diye düşünüyorum. Çünkü ciddi bir emek ve irade söz konusudur. Aynı durum mutluluk için de geçerlidir. Bazı insanlar mental anlamda kendilerini koruyarak, mutluluk için mücadele ederek ve mutlulukla ilgili iradi bir takım eylemlerde bulunarak mutlu olabilir ve kalabilirler.

Konuyla ilgili araştırmalara baktığımızda mutlu insanların, daha az mutlu insanlardan pek çok açıdan farklı olduklarını görüyoruz.

Neden bazı insanlar daha mutludur?

-Mutlu insanların öz-saygı (öz-değer, benlik saygısı) düzeyleri daha yüksektir. Kendilerinden hoşnutturlar. Oldukları kişi olmaktan memnuniyet duyarlar.

-Mutlu insanların öz-anlayış düzeyleri yüksektir. Yani başkalarına olduğu gibi kendilerine de merhametli ve anlayışlıdırlar. Kendilerini acımasız ve orantısız bir şekilde eleştirip yerden yere vurmazlar.

-Mutlu insanların öz-güvenleri daha yüksektir. Pek çok konuda kendilerine güvenirler.

-Mutlu insanların umut ve iyimserlik düzeyleri de daha yüksektir. Geleceğe ilişkin beklentileri daha olumludur. Daha az karamsarlık sergilerler.

-Mutlu insanlar daha dışadönük kişilerdir. Sosyalleşmekten hoşlanırlar. Daha az yalnızlık yaşarlar.

-Mutlu insanların algıladıkları sosyal destek düzeyi daha yüksektir. Çevrelerinde kendilerini umursayan yeterli sayıda insan vardır.

-Mutlu insanların yeterince derin, doyurucu ve sağlıklı ilişkileri vardır. Mutluluğun ilişkisel olduğunu bilirler ve sağlıklı ilişkiler kurarlar.

-Mutlu insanların sosyal ve duygusal zekâları daha yüksektir. İnsan ilişkilerinde ustaca davranırlar ve duygularını yönetmede oldukça iyidirler.

-Mutlu insanlar daha çok hareket ederler ve egzersiz yaparlar.

-Mutlu insanların daha anlamlı bir yaşamları vardır. Yaşamlarına anlam katan bir hayat felsefesine sahiptirler. Ayrıca kendilerine verilen bu yaşamla ne yapacaklarına ilişkin bir yaşam amaçları vardır.

-Mutlu insanlar daha affedicidirler. Kin, nefret ve intikam duygularını daha az yaşarlar.

-Mutlu insanlar daha merhametli ve yardımseverdirler. Daha az saldırganlık davranışları gösterirler, daha az öfkelenirler ve iyilik yapma konusunda daha isteklidirler.

-Mutlu insanların şükran duyguları daha yüksektir. Yaşamlarındaki olumlu şeyleri fark ederek, bunları takdir ederler.

-Mutlu insanlar, geçmişe ya da geleceğe odaklanmak yerine, şimdiki ana daha çok odaklanırlar. Anın keyfini çıkarmada daha ustadırlar.

-Mutlu insanlar daha özgün ve otantiktirler. Oldukları gibi davranmaktan ve görünmekten rahatsız olmazlar. Sahte ve yapmacık davranışları daha az sergilerler.

-Mutlu insanlar daha çok akış deneyimi yaşarlar. Yani meşgul oldukları işe tam odaklanır, zamanın nasıl geçtiğini fark etmezler ve meşguliyetlerinden yüksek düzeyde keyif alırlar.

-Mutlu insanların manevi yaşamları daha güçlüdür. Sıkı sıkıya sarıldıkları, yaşamlarına anlam katan bir dini inançları ya da yaşam felsefeleri vardır.

-Mutlu insanlar daha meraklıdırlar ve bununla bağlantılı olarak da öğrenmeye, yeni yaşantılara ve deneyime daha açıktırlar.

-Mutlu insanlar daha azimli ve tutkuludurlar. Başladıkları bir işi kararlı bir şekilde sonuca ulaştırmada daha iyidirler.

-Mutlu insanların psikolojik sağlamlık düzeyleri daha yüksektir. Yaşamın getirdiği sıkıntılarla daha kolay baş ederler.

-Mutlu insanlar daha sağlıklıdırlar. Daha az fiziksel sağlık sorunları vardır.

-Mutlu insanların eğitim düzeyleri daha yüksektir.

-Mutlu insanların gelir düzeyleri daha yüksektir. En azından temel ihtiyaçlarını karşılama konusunda sıkıntı yaşamazlar.

-Mutlu insanların çocuklukları da önemli oranda mutlu geçmiştir.

-Mutlu insanların kendileriyle, yaşamla ve gelecekle ilgili düşünceleri ve inançları daha olumludur. Pozitif şemalara sahiptirler.

-Mutlu insanların cinsel yaşam kaliteleri daha yüksektir.

-Pek çok araştırmada, evli bireylerin, bekar ve boşanmış kişilere göre daha mutlu oldukları ortaya konulmuştur.

Ne Mutluluk Ne de Mutsuzluk Tesadüfi Değildir

Sonuç olarak, ne mutluluk ne de mutsuzluk tesadüfi değildir. Mutlu olmak belli düzeyde kontrolümüz dışındaki şeylerle ilişkili olsa da, tümüyle kontrolümüz dışında değildir. Hayatımızdaki bazı şeyleri değiştirerek mutluluk ve iyi oluş düzeyimizi artırabileceğimiz sayısız araştırmayla ortaya koyulmuştur. Ancak önemli olan sadece mutlu olabilmek değil, aynı zamanda mutlu kalabilmektir. Bunun için de mutlu olmamızı sağlayan eylem ve davranışlarımızı alışkanlık haline getirmemiz gerekir. İbn-i Sina’nın sözüyle bitirelim: “Erdemler alışkanlık haline geldiğinde saadet doğar” demiş büyük bilim insanı.
Sağlık ve mutlulukla kalın,

Dr. Tayfun Doğan
İstanbul -2020

Benzer yazılar

Leave a Comment