Pozitif Psikolojinin ABC’si

-Pozitif psikoloji, bireylerin olumsuz, eksik ve sorunlu yönlerinden çok, olumlu özelliklerine, güçlü yanlarına ve erdemlerine odaklanan bir yaklaşımdır. Bu haliyle de geleneksel psikolojinin kullandığı “hastalık modeli”ne karşılık, “sağlık modeli”ni temel alır. Bu doğrultuda pozitif psikolojinin amacı, hayatı değerli ve yaşanmaya değer kılacak şeyleri araştırmaktır.

– Pozitif psikoloji insan gelişimiyle ilgili “bilimsel yaklaşım”ı temel alarak araştırma ve uygulamalar yapan bir disiplindir.

– Seligman ve Csikszentmihalyi’e göre (2000), pozitif psikoloji, insanın işlerlik kazanmasını ve gelişimini, biyolojik, kişisel, ilişkisel, kültürel ve küresel bağlamda çok boyutlu olarak inceleyen bilimsel bir disiplindir. Psikoloji yalnızca patoloji, zayıflık ve hasarlar konusunda çalışan bir bilim değildir; o ayrıca güçler ve erdemlerle de ilgilidir.

– Sheldon ve King’e (2001) göre, pozitif psikoloji, sıradan bir insanın güçlü yanlarını ve erdemlerini incelemekten başka bir şey değildir.

– Haidt’e (2005) göre ise, pozitif psikoloji, insanların, grupların ve kurumların en üst düzeyde işlev gösterebilmesi ve gelişmesi için gerekli koşulları ve süreçleri inceleyerek katkıda bulunan bir alandır.

– Pozitif psikoloji, yaşamı değerli kılan şeylerin ne olduğu ile ilgilenir ve insanları mutluluğa, psikolojik iyi oluşa ve memnuniyete götüren etkenlere odaklanır.

– Pozitif psikoloji “Nereden?” sorusundan çok “Nereye?” sorusuna cevap arayan biri psikoloji disiplinidir.

– Pozitif psikoloji, geleneksel psikolojinin kullandığı psikolojik hastalık modeline karşılık,  “sağlık modeli”ni kullanır. Dünya Sağlık Örgütü’ne (1946) göre sağlık, yalnızca hastalık ve zayıflığın olmaması değil, fiziksel, zihinsel ve sosyal açıdan tam bir iyilik hali olarak tanımlanmıştır. Yine benzer şekilde, mental sağlık (psikolojik iyi oluş),  bireyin kendi yeteneklerinin farkında olması, yaşamında oluşan stresin üstesinden gelebilmesi, iş yaşamında üretken ve faydalı olabilmesi ve yetenekleri doğrultusunda toplumuna katkı yapması’’ olarak tanımlamıştır (WHO, 2004).

– Pozitif psikoloji, geleneksel psikolojinin bir alternatifi değildir, daha çok tamamlayıcısı ve bir alt dalıdır.  Bu itibarla da geleneksel psikolojiyi tümüyle “negatif psikoloji” olarak değerlendirme söz konusu olmadığı gibi, önemsiz ve gereksiz görme gibi bir durumda söz konusu değildir.

-Pozitif psikolojinin amacı, insanların yaşamda mutluluğu ve hayatın anlamını bulmalarına yardımcı olmaktır. Bir başka ifadeyle insanların daha mutlu ve daha anlamlı bir hayat yaşamalarına katkı sağlamaktır.

– Pozitif psikoloji, medikal modeli ve sorun çözme odaklı yaklaşımı temel alan klinik psikolojiyi reddetmez ve gerekli olduğunu kabul eder. Ancak psikolojinin tek taraflı olarak bu alana eğilmesini eleştirir. Olumsuza odaklanıldığı kadar olumlu olana da odaklanılması gerektiğini vurgular (Gable ve Haidt, 2005).

– İnsanları eksi düzeyden artı düzeye taşıyan klinik psikoloji insanlığa büyük katkılar sunmasına rağmen, daha değerli ve yaşanabilir hayat için yeterli önerilerde bulunamamıştır (Seligman ve  Csikszentmihalyi, 2000).

– Pozitif psikolojinin önemli işlevlerinden birisi önleyiciliktir. Buna göre bireylerin olumsuz duyguları ve yaşam olaylarını yaşamalarının önüne geçebilmek amacıyla pozitif psikolojik müdahalelerde bulunur.

– Csikszentmihalyi (2009) ise, pozitif psikolojinin, bireylerin iyi oluşuna yapacağı katkının ötesinde, geleceğe dönük olarak, üç özel hedefinin olduğunu ifade etmiştir. Bunlar: (i) insan doğasını daha kapsamlı bir şekilde anlamak, (ii) daha sürdürülebilir ve adil bir toplumsal sözleşme ortaya koymak (iii) varoluşun neşesini yeniden keşfetmektir.

Kaynak: The Journal of Happiness & Well-Being

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir